Sogur Jankat‘ın, Yamiz Backhaz ile gerçekleştirdiği ve bir kısmı dergimizin 7. sayısında (Eylül 2020) yayınlanan röportajın tam halidir sizlerle paylaşıyoruz.
Sogur Jankat: Merhaba Yamiz. Kendini bize tanıtır mısın?
Yamiz Backhaz: Merhaba. İsmim Yamiz Bachkhaz (Пщыхъыжъ/Емыж). Amerika’da doğdum. 31 yaşındayım ve New Jersey’de yaşıyorum. Bence kendini tanımak hayat boyu süren bir yolculuk. Bazı insanlar asla kim olduklarını bilemezler fakat şahsen şu ana dek risk almayı ve zorlu mücadeleleri seven, insancıl zihniyete sahip biri olduğumu düşünüyorum. İşleri kolay yollardan halletmeyi ve standart kalıplarda yapmayı sevmem. Şansımı denemeyi severim. Bu yüzden Amerika’da ekonomi lisans eğitimi aldıktan sonra 2 yıllığına Çin’e gittim ve yüksek lisansımı Şangay’da yaptım. Geri döndüğümde Wallstreet’te ve birçok startup şirketinde çalıştım. Umarım bir gün sahip olduğum bilgileri kullanıp tüm dünyadaki Çerkesler için bir şeyler yapabilirim
Sogur Jankat: Orada ne kadar Çerkes var?
Yamiz Backhaz: Sadece yaşadığım eyalette muhtemelen 5000 kadar Çerkes bulunmakta. Bunların çoğunluğu CBA’ya yakın mesafede oturuyor. Sadece New Jersey ve çevresinde değil Amerika genelinde çok sayıda Çerkes aile var. 50 yıldır süren büyük göçmen kitleleri bu sayıyı her geçen gün arttırıyor.
Sogur Jankat: CBA nedir?
Yamiz Backhaz: CBA (Circassian Benevolent Association) buradaki kültür merkezimiz ve derneğimiz. Genel amacı kültürümüze tutunduğumuzdan emin olmak ve kim olduğumuzu unutmamak. Kültürümüzden tamamen kopmamızı, asimile olmamızı ve Amerikan kültürüne karışmamızı engelliyor. CBA’da kültürümüzü yeniden yeşertiyoruz ve en önemlisi birbirimize sahibiz.
Sogur Jankat: Ne tür faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz?
Yamiz Backhaz: Bir gençlik komitemiz var. Bu komiteden birkaç kişi dernek kurulunda da bulunuyor. Gençlik komitemizin temel görevleri gençler için etkinlikler yapmak, onları bir araya getirmek ve ilgilerini çekebilecek yollar bulmak. Böylelikle gençler derneğe gelebilir ve kardeşleri ile tanışabilir.
Sadece gençler için değil yetişkin bireyler için de etkinler düzenleniyor. Etkinlikler herhangi bir konuda olabiliyor. En çok Çerkes etkinlikleri ilgi görüyor. Bunlara düğünler ve tarih dersi geceleri örnek verilebilir. Dans, anadil ve İslam kültürü için kurslarımız var. Yıl içinde Çerkes Bayrak Günü ve Çerkes Gününde de etkinlikler yapıyoruz. Çerkes Gününde dünyanın her köşesinden birçok Çerkes bu etkinlik için buraya geliyor. Her bir etkinliğimize yaklaşık 500 kişi katılıyor. Bu sayı geçtiğimiz yıllarda azalsa da son zamanlarda tekrar yükselmeye başladı. Çerkeslikle bağlantılı olmayan etkinliklerimiz de var. Bazılarımız voleybol, masa tenisi gibi sporlara bazıları ise başka aktivitelere karşı ilgili. Kariyer ve network üzerine dahi etkinlerimiz var. Biz insanların, ilgili oldukları şeyleri burada buldukları için geldiklerini biliyoruz ve bunu sağlamaya çalışıyoruz. İnsanları buraya gelmesi için zorlayamayız. Bu yüzden istekleri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulup buna göre etkinlikler çıkarıyoruz. Koronavirüs döneminde online etkinliklerimiz arttı ve canlı video toplantıları yapmaya başladık. Gençlerimiz Amerika’daki güncel olaylar hakkında kendi fikirlerini ortaya sunuyor ve tartışıyor. Bu onlara kendi seslerini başkalarına duyurmak için güzel bir fırsat. Güncel olaylara sosyal medya üzerinden de güçlü bir şekilde tepkimizi gösteriyoruz.
Sogur Jankat: Oradaki insanlarımız Çerkesliği önemsiyor mu?
Yamiz Backhaz: Birçok insanın kafasının karıştığı bir konu bu. Ama evet herkes elbette önemsiyor. İnsanlar Çerkes olabilmeniz için dili, tarihi, dans etmeyi ve enstrüman çalmayı bilmeniz gerektiğini düşünüyor. Hatta bu yaptıklarını kendi içinde yaşamanız değil herkese gösteriyor olmanız lazım ki Çerkesliği önemsiyor sayılasınız. Eğer böyle yapmazsanız diğer insanlara göre Çerkes değilsiniz. Halbuki her insanın kendi yolu var. Birçok insan sahne arkasından yardımcı oluyor. Kimi düzenli olarak maddi yardımda bulunurken kimi bir sabah derneğin bahçesinin çimlerini biçiyor kimi ise acil bir durumda yanımızda. İnsanların yaptıkları şeyleri bilemeyeceğimiz için yargılamak zordur. Sessiz gözüken insanlarımız yardıma ihtiyaç olduğunda telefonla arayıp yardım eden kişiler olabiliyor. Örneğin koronavirüs salgını ülkemize geldiğinde derneği kapatmak zorunda kaldık. Aidat ve bağış toplayamadık. Derneğin bu dönemi atlatıp atlatamayacağını düşündük. Online bir yardım kampanyası başlattık. Yardım etmek istediğini söyleyen birçok insanı yıllardır görmemiştim bile.





Yorum bırakın